English

Russian
Anasayfa  |  Künye   |  Haberler  |  İletişim

Karadeniz Araştırmaları Merkezi

Hızlı Erişim


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI BAĞLAMINDA YUSUF AKÇURA’DAN BİR TARİH YORUMU: “TÜRKLERİN, CERMENLERİN VE SLAVLARIN MÜNÂSEBÂT-I TÂRİHİYYELERİ”
(AN INTERPRETATION OF HISTORY FROM YUSUF AKÇURA IN THE CONTEXT OF THE FIRST WORLD WAR: HISTORICAL RELATIONS OF TURKS, GERMANS AND SLAVES )

Yazar : Mehmet Kaan Çalen    
Türü : Telif
Baskı Yılı : 2016
Sayı : 51
Sayfa : 149-170


Özet
Yusuf Akçura, 19 Kasım 1914 tarihinde, Türk Ocağı’nda Türk, Cermen ve Slavların Münâsebât-ı Tarihîyyeleri” başlıklı bir konferans verdi. İlk planda, başlıktan hareketle Akçura’nın bir tarih konferansı verdiği düşünülebilir. Ancak bu tarihî meselenin Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girdiği günlerde ele alınmış olması ilginçtir. Tam da büyük bir savaşın ortasında oldukları günlerde Türklerin, Cermenlerin, Slavların tarihî ilişkilerine dair bir şeyler söylemek kaçınılmaz olarak hâl-i hazırdaki ilişkiler, bilhassa savaş hakkında da bir şeyler söylemek demektir. Nitekim Akçura, söz konusu ilişkileri tarihî bir çerçevede fakat içinde bulunulan savaş durumunu verecek ve meşrulaştıracak şekilde inceler. Türklerin Almanların yanında savaşa girişini, tarihte gördüğü iki büyük cereyanla izah eder. Bu cereyanlardan ilki Türkler ile Slavlar arasındaki tarihî çatışmadır. Bu çatışmada Cermenleri, Türklerin stratejik müttefiki olarak mütalaa eder. İkinci büyük cereyan ise İslâmiyet ve Hristiyanlık arasındaki mücadeledir. Akçura, İslâmiyet-Hristiyanlık mücadelesinin son safhasında, İslâm dünyasının müttefiki olarak yine Cermenleri görür. Bu durumu da İngiltere-Almanya rekabeti ile açıklar. Neticede Akçura, tarihî verilerden hareketle, Osmanlı devletinin Almanların yanında birinci dünya savaşına girişini haklı ve gerekli bulur. Türklerin savaştaki durumunu “tarihî mevzi” şeklinde kavramlaştırır. Türklerin, Slavlara ve İngilizlere karşı Almanların yanında savaşması çıkarlarına ve tarihî konumlarına en uygun olanıdır. Açıktır ki Akçura’nın uzak ve yakın tarihe dair yorumları Osmanlı Devleti’nin savaşa girişini meşrulaştırmaktadır. Fakat Akçura’nın bu konferansı sadece savaşı meşrulaştırmak, belki de savaş kararını veren siyasîlere hoş görünmek maksadıyla verdiğini düşünmek haksızlık olur. Akçura, konferanstaki temel düşüncelerini daha Balkan Savaşları’ndan önce yazdığı çeşitli makalelerle işlemeye başlamıştır. Bu açıdan Akçura’nın düşünceleri sadece I. Dünya Savaşı özelinde değerlendirilebilecek pragmatik bir duruşun ürünü değildir.<

Anahtar Kelimeler
Yusuf Akçura, Birinci Dünya Savaşı, Türk Alman İlişkileri, Türk Rus İlişkileri, Türk İngiliz İlişkileri

Abstract
Yusuf Akcura gave a conference titled “Historical Relations of Turks, Germans and Slaves” on 19 November 1914, at Türk Ocağı. Moving from the title of conference, we can think that Akcura gave a history conference. However this historical issue to be dealt with in the days of the Ottoman Empire entered the First World War is interesting. In the days Ottoman Empire were also in a great war, saying something about historical relations of Turks, Germans and Slaves, was inevitably saying something about war. Indeed, Akcura, analyzed these relations in a historical context but in a way legitimizing the war. He explained Turkey’s to the entering the war on the side of the Germans, by two great historical currents. The first of these current was historical conflict between Slaves and Turks. In this conflict, Germans strategic ally of Turks. The second great current was the struggle between Islam and Christianity. Akcura saw the Germans as allies of the Islamic world, in the final phase of the struggle between Islam and Christianity. He explained this situation also, by the England-Germany rivalry. Eventually Akcura, moving from historical data, justified the entry of the Ottoman Empire into the First World War with the Germans and found that it was necessary. He conceptualizes the situation of the Turks in the war, as “historical position”. Fighting of the Turks alongside the Germans againts the British and Slaves was most suitable to the their interests and historical position. Obviously, reviews of Akcura’a about distant and recent history, legitimized the entery of the Ottoman Empire into the war. But, it would be unfair to think about Akcura giving this conference only to justify the war and look nice to politicans who made the decion of the war. Akcura, had begun to develop the basic ideas of the concerence with various articles written before the Balkan Wars. From this perpective, Akcura’s thoughts was not the product of a pragmatic stance that could be evaluated only in the context of the First World War. <

Keywords
Yusuf Akcura, First World War, Turkish-German relations, Turkish-Russian relations, Turkish-British

Gelişmiş Arama


Duyurular

    Karadeniz Araştırmaları "60. Sayı" yayınlandı

    Karadeniz Araştırmaları 60. sayı yayınlandı


    Dergimizin Yayın İlkeleri Değişmiştir


Adres :Hacı Hasan Mah., Kahraman İbad Hüseyinli Sok. No: 2 Gölbaşı – ANKARA
Telefon :05446926258 Faks :
Eposta :karadenizarastirmalari@gmail.com